Merhaba Can Özüm

Merhaba iki gözüm, varlığım, yokluğum… Merhaba !

Bu sıralar hiç bir şey eskisi gibi olmadı özüm
Hiç bir zaman eskisi gibi olmadı hiç bir şey son sözüm
Hep yaşanmışlıklar arandı yaşananlarda,
Hiç rastlaşılamadı biriyle bile sahnelerde, gündüzüm…

Anlaşılamadığımı düşünerek geçirdiğim günleri özlerdim
Bir türlü anlayamadığım seni, yollarda gözlerken
Sana bir ton söz ve his biriktirirdim
Bana olmadığını bildiğim gelişini beklerken.

Bana olmayan, her yol açıktı sana,
Hiç, kullanmadığın bir kalp var burada dana :=)
İçmek istediğim ruhundu yalnız kana kana
Hep söndüm, söndüm yana yana.

– bi dahakine inşallah :)

Rumeli Hisarı Yıkılıyor

Sıla – Seni Görmeseydim

Normalizasyon

Önceleri, güzel günler yaşanan zamanlarda, kötülükler normal karşılanmazdı. Yani şu anda normal sanılan şeyler o zaman kötü olarak bilinirdi. Güzel günler hep devam ederdi o şekilde. Benim yetiştiğim yerde(erzincan) başkasının meyva ağacından, sahibinden izin almadan birşeyler kopartıp yemek yanlış olarak bilinirdi ve bunu yapan çocuk dahi olsa azarlanırdı. Kötü olduğu söylenirdi ve asla normalleştirilmezdi böyle durumlar. Hepimiz için bu kötü birşeydi. Bir müddet sonra İzmir’e taşındığımızda çocukların başkalarının ağaçlarından izinsiz meyva topladıklarını gördüğümde onlara bunun kötü olduğunu defalarca söylememe rağmen şu zamanlarda pek klişe olan bir cümle sarfederlerdi: “Herkes yapıyor”…

Continue reading »

Gençlik – Gülse Birsel

Hep söylüyorum, biz çocukken midemiz bulanınca ekmek yedirirlerdi, grip “Yatınca geçer”di, başın ağrıyorsa “Çocukların başı ağrımaz” denirdi, uykun kaçıyorsa “Oyuncaklarını düşün, güzel rüyalar görürsün” şeklinde konuhalledilirdi!
Okuma yazmayı öğrenemiyorsan ya, “Tembel”din ya “Yavaştan, sağlam sağlam öğreniyor”dun! Hüzünlü bir çocuksan “Yazar olacak herhalde” derlerdi, yerinde duramıyorsan, etrafa saldırıyorsan bir tane çakarlardı, susup otururdun.
Kanaatimce pedagojinin zirve yaptığı yıllardı o yıllar.

Continue reading »

Luminaris

Güzel bir kısa film.

Luminaris from Juan Pablo Zaramella on Vimeo.

BASİT YAŞAMAK – Yalçın Ergir

İnternette Nazım Hikmet imzasıyla dolaşan bu şiirin esas sahibinin adının yayılmasıdır tek amaç. Şiiri için kendisini tebrik ediyorum, en kısa zamanda bir kitabını alma planım var.

Basit yaşayacaksın.

Mesela susayınca su içecek kadar basit.
Dört çıkacak, ikiyi ikiyle çarptığında.

Tek düğmesi olacak elindeki cihazın;

tek bir düğme, tek bir cümle gibi;

sevince lafı dolandırmadan söylediğin

“seni seviyorum” gibi.

Continue reading »

Jquery “Inline Form Validation Engine” Eklentisi

Jquery için geliştirilmiş bir form doğrulama eklentisi olan jQuery Validation Engine hakkında bir döküman hazırlamayı düşünürken Serkan Dağlıoğlu’nun yazmış olduğu makaleyi öğrendim. Bu aralar fırsat bulamadığım için o makaleye göz atılabilir. Maksat ihtiyacı olanlar aradıklarına daha kolay ulaşabilsinler.

Makaleye buradan ulaşabilirsiniz http://www.serkandaglioglu.com/jquery-inline-form-validation-engine-eklentisi

Yatay Açılır Menü

Yatay menü nasıl yapılır ?

Css+Javascript karışımı bir yatay menü hazırlanması gerektiğinde, önce bir inceleme yapılmalıdır. Örneğin, bu yatay menü dinamik mi olacak, statik mi olacak ? Menü için aralarda bir ayraç mevcut mu ? Gibi.

Yapacağım örnek dinamik ve ayracı bulunan bir yatay açılır menüdür. Bu örnek boyunca bize gelen tasarımın kesim işleminden javascriptinin jquery kullanarak kodlanmasına kadarki kısımı anlatacağım.

Continue reading »

Yazıcak Onca Şey Varken =!

Yazacak tonla şeyi olan adamların kullandığı en hoşnaşık kelimelerden oluşan yazıtların bütünüdür saçmalıklar. Saçmalamak kolaydır, zor olan ise saçmaladıklarını yazıya çevirirken harcadığın zamana üzülmemektir. Çünkü saçma konuşmak kadar kolay olmuyor saçma yazma. Dinlenen şarkıların dışında bir dünyada, o şarkıların etkisiyle, başrol oyuncusu sanarak kendini, en kötü ihtimalle figüran sanarak yaşamak! Alın işte yazılacak koca bir saçmalık. Üstüne atasözleri bile bulunan hayatın oyunluğu falan hikayeleri. Hayır oyun değil hayat diye karşı çıkarak hayatı filme çeviren nesiller. Saçma kelimeler topluluğu. Şu anda zorluyorum kendimi bu yazıyı yazmak için yoksa sileceğim. Yazık olacak saçma fikirlerime, ki delirmek güzeldir bilirim.

Continue reading »